12 Mayıs 2016 Perşembe

Simple


 

Life is simple..

Sometimes just black&white, sometimes with grey hues. 
But it is simple.  Just accept it and live it to the fullest.

15 Mart 2016 Salı

Yazı ol.



  " Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da hırstan başka neydi? Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti.. Yapamadım. Koştum tütüncüye, kağıt kalem aldım oturdum. Ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım. "

                                      Sait Faik Abasıyanık
                                     Haritada Bir Nokta (1952)



                                      




30 Ocak 2016 Cumartesi

Gün



Güzel olmak değil, özgür olmak zorundayız.
Ayakkabılarımızı değil, gözlerimizi parlatmak zorundayız.
Başarılı olmak değil, çok derin nefesler almak zorundayız.
Hep mutlu değil ama hep umutlu olmak zorundayız.
Kollarımızı yukarı kaldırıp, gözlerimizi sımsıkı kapatıp,
ayağımızın nereye veya kime takıldığına aldırmayıp, 
döne dolana, dans etmek zorundayız.

Üstümüze mütemadiyen yağan pasa rağmen,
inatla ve sebatla köşelerimizi parlatmak zorundayız.

29 Aralık 2015 Salı

Rilke



Kalbinde çözülmeden kalan her şey için sabırlı ol. Cevapları şimdi arama. Şu anda cevaplar sana verilmez, çünkü sen henüz onları yaşayamazsın. Bu, her şeyi o an yaşama meselesidir. Şu anda soruyu yaşaman gerekiyor. Belki daha ileride, farkına varmadan, günün birinde kendini cevabı yaşarken bulacaksın..

                                                          - Rainer Maria Rilke -



17 Aralık 2015 Perşembe

De ki işte..



Yaşamında şunları da yaşayabileceksin : 

 1- Birisini, ona söyleyecek bir şey bulamadığın için, aramak...

  2- Birisini, onu artık göremeyeceğin için, beklemek...

  3- Birisini, onu görmemeye dayanamadığın için, terk etmek...

  Neler yaşamayacaksın ki!...

  " Oruç Aruoba- De ki İşte "


16 Aralık 2015 Çarşamba

Yol, yön.


   Yönümüzü çokca yitirdiğimiz zamanlarımız olur. En azından birkaç yılım hep yönümü aramakla geçti. Bulduğumu hiç söylemiyorum. Yaklaştım. Yakınlaştım. Sürekli hedefler belirleyip,amaçlara yönelttim kendimi. Çünkü doğduğumuzdan beri hedef odaklı yetiştirildik, birey olduğumuzu, hayatımızda ki seçimlerimizi yeteneklerimiz doğrultusunda yapmak yerine popüler olan, güncel doğrulara yönelik belirledik. Hep hedeflerimiz oldu ve irdelemeden bu hedefler peşinde koştuk. Sen kişisel egoların kurbanı olmak diye yorumla bunu, ben popülist toplumun dayatmaları.. Fark yok. Sonuç tek. Bazısında başarılı, bazısında başarısız, bazısında da vazgeçtim, yolun yarısında bıraktıklarım oldu.

  Bazen yalnızlığı seçip aylarca susmayı yeğledim. Boş konuşmayı oldum olası sevmem zaten. Bazen çevreme bi çok insan aldım, sanki kalabalıklar hep iyiymiş gibi. Sonra hepsinden sıkıldım, tek tek eledim. Çokta kafa yormamak gerek bazı şeylere.
  Hala yağmur yağarken yapmayı sevdiğim bazı şeyler var. 30 'lu yaşlarımı umursamadan buğulanan camlara adımı yazmak mesela. Birde kalp yapardık hatırlar mısın. Çok anlamsız bir şey olduğunu epeyce uzun zaman önce keşfetmeme rağmen hala bunu yaptığıma inanamıyorum. Yaşın önemi yok, ruhun taze kalsın yeter derdi bi hocam. Aklıma geldi. Her şey boyut değiştirerek devam ediyor işte. Diyorlardı. Pek akıl erdiremiyordum. İlla ki yaşamak gerek, tecrübe yaşayarak öğrenilen bir şeymiş. Anlatılınca tecrübe olmuyor. Enteresan enteresan şeylerle dolu bu hayat. Okuyorsun bunları. Şimdi kahve içmek isterdim seninle. Ama sohbet koyu, derin olmalı. Dedim ya boş muhabbeti sevmem. Mesela bana, yönünden bahset,yolundan...,planladıklarından veya aklında oluşan küçük demolardan. Ama bu hedef olmasın lütfen. O konulara hiç girmeyelim.
  Dışarıdaki kış, bolca yağmur bırakıyor bugün. Bende terastaki kuruyan dalları izliyorum pencere ardında. Kahve koydum. Demleniyor. Buharı üzerinde. Okuyacak çok şey birikti. Bir yerden başlamak lazım.

Gelsen iyi olur.